Güncel Android Haber ve Uygulamaları
İş Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İş Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir İş Analisti Neler Yapar ?

Aragorn’un yazısında bahsettiği üzere ben de Telekomunikasyon sektöründe iş analisti ne iş yapar, elimden geldiğince bilgi vermeye çalışacağım. Esasında, iş analisti sektör bazında ne yapar şeklinde bir kategorizasyon yapmayı pek doğru bulmuyorum. Çünkü yapılan iş aşağı yukarı aynıdır.  Ama ne vardır, sadece sektöre özel durumlar ve bu durumların getirdiği özel hassasiyetler vardır. İşin temelinde yatan şeyler sektör bağımsızdır. Ben de yazının bundan sonraki kısmına telekomunikasyon sektöründen ziyade genel anlamda iş analisti ne yapar değinirken, örnek vermem gerektiği durumlarda kendi sektörümden örnekler vereceğim.



İş Analisti Kimdir, Ne İş Yapar?

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımız Google dan arama yaparak zamanında Kriz Günlükleri'ne yazdığımız bir yazımıza gelmiş ve yorum bırakmış.

Arkadaşımızın soruları şunlar:
"Kimler iş analisti olabilir?" , "İş analistleri ne iş yapar?"

Öncelikle bankacılık ve finans sektöründe Bilgi İşlem departmanında iş analisti pozisyonunda çalışmakta olduğumu belirteyim. Çünkü bu yazıyı genelde bu bakış açısı ile yazıyor olacağım. Yine telekomünikasyon sektöründe çalışan arkadaşlarımdan duyduklarımı da ilave edeceğim.

Kimler İş Analisti olabilirden başlayalım.

Şu an toplam 400 e yakın çalışanı olan ve bunların %30 u iş analistlerinden oluşan bir firmada çalışıyorum. Şirketteki iş analisti arkadaşlarımızın genel dağılımını endüstri mühendisleri, matematik mühendisleri, işletme mühendisleri, işletme, istatistik ve enformatik mezunu arkadaşlar oluşturuyorlar.
Bildiğim kadarıyla son dönemde özellikle endüstri ve matematik mezunları üzerine yoğunlaşılıyor. Mühendis arkadaşların diğerlerinden farkı ve avantajları "Analitik Bakış Açısı" diye adlandırılan yaklaşıma daha güçlü olarak sahip olmaları. Bu da mühendislik eğitiminin önemli bir parçası.


Ne Zaman İş Değiştirmeli?

En son brüt-net maaş hesaplama üzerine bir yazı yazmıştım. Şimdi bu hesaplara girmeden önce akla giren düşünceyi kaleme alalım. Ne zaman ve ne şartlar altında iş değiştirmeli?

Hatırı sayılır bir üniversiteden mezun oldunuz. Sınavlardı, mülakatlardı derken kafanıza yatan bir işe başlangıç pozisyonunundan girdiniz.

İlk şirketinizin kurumsal bir banka olduğunu var sayalım. X Bankasına Management Trainee (MT) yani Yöneti Adayı olarak işe başladınız. Önden sizi bir temel bankacılık eğitimine aldılar ve eğitim sonrasında göreve başladınız. Üç ayda bir çift maaş alıyorsunuz ve ingilizce bildiğiniz için de neredeyse maaşınıza yaklaşan bir rakamı Dil Tazminatı olarak alıyorsunuz. Çalışma temponuz gayet yoğun, yeri geliyor haftanın her günü gece 12 den aşağı plazadan çıkamıyorsunuz.


Örnek Brüt-Net Maaş Hesaplamaları

İlköğretim, lise, üniversite derken eğitim hayatı biter...
Kariyer.nete, Yenibiris.coma, Secretcv ye üye olunur, her pazar Hürriyet İK takip edilir ve dört bir koldan iş ilanları kollanır.
Sınavdı, toplu mülakattı, tekli mülakattı, kişilik envanteriydi derken süreç olumlu ilerler ve bir gün hiç beklenmedik bir saatte telefonunuz çalar. Genellikle ismi Pınar olan tahminen sarışın ve aklı bir karış havada bir bayan size işe kabul edildiğinizi ve size bir teklif yapacaklarını söyler.

Duyacağınız teklif duruma göre Aylık Net Maaş olabileceği gibi Aylık Brüt Maaş veya Yıllık Brüt Maaş da olabilir. Teklif brütse hemen google a girilir ve "brütten net maaş hesaplama" yazılarak arama yapılır.

Gelin şimdi bu aramayı beraber yapalım ve bazı rakamlar için brütten nete bir hesap çıkartalım:


Bakanlık 3 Bin Aile Danışmanı Alımı Yapacak

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü, yardıma muhtaç ailelerin gelirini yükseltmek amacıyla düzenli nakit transferi yapılmasını ve her aileye bir sosyal danışman tahsisi için düğmeye bastı.

Aile hekimleri gibi her aileye özel hizmet verecek danışmanlar üniversitelerin sosyoloji, psikoloji, iletişim, halkla ilişkiler bölümlerinden mezun olan kişiler arasından, ortalama 2 bin TL maaş ile işe alınacak. Bu kapsamda 2012 yılı içinde 3 bin aile sosyal destek uzmanı göreve başlayacak. Pilot il ise Bakan Fatma Şahin’in memleketi Gaziantep.

SÜRELİ YARDIM

Bakanlık yoksul ailelerin tespiti için TÜBİTAK ile işbirliği başlattı. Bu kapsamda çalışmaları yürütülen ve “her ailenin bir sosyal danışmanı” olmasını içeren çalışmada yoksulluğu tespit edilen aileye asgari ücretin yüzde 30’u oranında yardım yapılacak. Bu yardım evdeki her bir kişi için yüzde 10 artırılacak.


İşkur İş ve Meslek Danışmanlığı Sertifika Sınav Konuları

İŞKUR’da iş ve meslek danışmanı olarak görevlendirilecek sözleşmeli personelin alım sürecine yönelik olarak düzenlenecek kurs için henüz İl Müdürlüklerimiz tarafından eğitim hizmeti satın alınması aşamasına gelinmiştir. Bu kurslara katılacak 3.500 kişi, İŞKUR’da çalıştırılacak 2.000 sözleşmeli iş ve meslek danışmanlığı pozisyonuna başvurabilecektir.

İşkur'un İş ve Meslek Danışmanlığı Kursları büyük bir hızla devam ediyor.Son 6 haftasına girilen kurslarda bazı konularda hala belirsizliklerin olması kursiyerleri tedirgin ediyor.

Bunların başında kaç tane tercih olacağının resmi olarak açıklanmaması
Ataması yapılan 2000 kişiden sonra 1500 kişi için ne düşünüldüğü
Derslerde işlenilen konular hakkında tam olarak ders çalışmak için materyal olmaması(Kpss,Lys gibi)

Şimdi ise MYK tarafından yayınlanan sınavdaki konu içeriklerini sizlerle paylaşıyoruz.Umarız yakın zamanda bazı konularda netleşir ve kursiyerler rahat bir nefes alır.


Çalışma Ekonomisi Ders Notları

Çalışma Ekonomisine Giriş ve Temel Kavramlar

Emek piyasalarını diğer piyasalardan ayıran özellikler nelerdir?

Emek piyasasını mal ve diğer piyasalardan ayıran belki de en önemli özellik, emeğin istihdamının çalışan ve çalıştıran arasında kişisel bir ilişkiyi ifade etmesidir. Emek piyasası hakkında genellikle hem işveren hem de işçi bakımından bir bilgi eksikliği söz konusudur. Emek piyasasına arz edilen emek büyük ölçüde heterojenlik gösterir. Tek bir emek piyasası yoktur, farklı birçok iş için binlerce piyasa vardır. Emek piyasalarında grup ilişkilerini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu piyasalardaki karar alıcı birimlerin başında gelen sendikaların davranışlarını belirleyen sosyal, siyasal ve ideolojik bazı etkenler mal piyasalarında yer alan firmaların davranışlarını etkileyen faktörlerden farklıdır. Emek piyasasında işçinin pazarlık gücü nispi olarak azdır. Genellikle bu piyasalarda güç alıcılar lehinedir.

Çalışma çağındaki nüfus ve aktif nüfus nedir?

Çalışma çağındaki nüfus tanımlanırken, bir yaş sınırlamasından hareket edilir. Genellikle, bu çağın alt sınırı, zorunlu temel eğitimin bitişini ifade ederken; üst sınırı da emeklilik yaşına karşılık gelmektedir. Ülkeler arasında gerek zorunlu temel eğitimin süreleri ve gerekse emeklilik yaşları konusundaki farklılıklar çalışma çağındaki nüfusun uygulamada farklılaşmasına yol açmaktadır. Ancak, ülkeler arasında yaygın olan yaş sınırları 15-64 yaşları arasıdır. Yani, 15-64 yaşları arasındaki kişiler çalışma çağındaki nüfusu oluşturmaktadır.

Aktif nüfus, çalışma çağında yani 15-64 yaş grubunda olup kurumsallaşmamış nüfustan oluşmaktadır. Kurumsallaşmamış nüfus, Devlet istatistik Enstitüsüne göre;
Okul, yurt, otel, çocuk yuvası,huzurevi, özel nitelikli hastane, hapishane, kışla ve orduevi gibi yerlerde ikamet edenlerle yabancı uyruklular dışındaki nüfustur

İşgücü nedir?

İşgücü, bir ülkedeki emek arzını insan sayıyı yönünden ifade eden bir kavramdır. Başka bir tanımlama ile, bir ülkedeki nüfusun üretici durumda bulunan yani ekonomik faaliyete katılan kısmı dır. Çalışma çağındaki nüfustan, çalışmak istemeyenleri, çalışmasını engelleyen bir sakatlığı olanları, askerlik hizmetini yapanları, ev kadınlarını, öğrencileri ve mahkumlar gibi gözetim altında tutulanları çıkarıp; çalışma çağı dışında olduğu halde çalışmak zorunda olan çocuklarla yaşlıları eklersek sivil işgücüne ulaşılır. Kısaca,

İşgücü = istihdam edilenler + işsizler.


İŞKUR'da İş ve Meslek Danışmanlığı İl İl Atama Kontejyanları

İŞKUR’da iş ve meslek danışmanı olarak görevlendirilecek sözleşmeli personelin alım sürecine yönelik olarak düzenlenecek kurs için henüz İl Müdürlüklerimiz tarafından eğitim hizmeti satın alınması aşamasına gelinmiştir. Bu kurslara katılacak 3.500 kişi, İŞKUR’da çalıştırılacak 2.000 sözleşmeli iş ve meslek danışmanlığı pozisyonuna başvurabilecektir.

Daha önceki yazılarımızda İŞKUR'un İş ve Meslek Danışmanlığı hakkındaki il il kontejyanlarını vermiştik.Şimdi ise en bu kursa katılmayı hak kazanmış 3500 kişinin merakla beklediği aradığı il il atama kontejyanlarını sizlerle paylaşıyoruz.
İşte İŞKUR İş ve Meslek Danışmanlığı İl İl Atama Kontejyanları


Kocaeli Üniversitesi-İşkur İş ve Meslek Danışmanlğı Kursu

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR ) Kocaeli Müdürlüğü ve Kocaeli Üniversitesi Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi(KOÜSEM) işbirliğinde gerçekleştirilecek "İş ve Meslek Danışmanlığı" kursu açılış töreni bugün (21 Eylül 2011) yapıldı. Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu, KOÜSEM Müdürü Prof. Dr. Yüksel Güney, İŞKUR Kocaeli İl Müdürü Öztekin Kaşukçi, öğretim üye ve elemanları ve kursiyerlerin katıldığı törenle Sosyal Tesisler Mor Salon'da gerçekleştirildi.
KOÜSEM Müdürü Prof. Dr. Güney konuşmasında merkezin faaliyetleri ile planlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi. İŞKUR İl Müdürü Kaşukçi ise bu kursa katılıp eğitim alanların istihdam olanaklarının genişlediğini ve isterlerse kendi iş alanlarını yaratabileceklerini belirtti. Rektörümüz Prof. Dr. Komsuoğlu da yaptığı konuşmada bu kursların AB normlarında sadece 19 Üniversitede verildiğini belirtti. Prof. Dr. Komsuoğlu hayat boyu öğrenmenin önemine vurgu yaptı ve bu kurslardan alınacak belgelerin istihdam açısından etkin olduğunu söyledi.
Kursun doğru kişiler tarafından veriliyor olmasının da dikkate değer bir kriter olduğunu ifade eden Prof. Dr. Komsuoğlu bu çalışmalarda yer alan herkese teşekkür etti. Kocaeli Valisi Ercan Topaca ise genel anlamda ülkedeki istihdam durumuna değindi ve bireylerin kendi iş alanlarını yaratarak daha nitelikli halde bu süreci geçirmeleri gereğini vurguladı. Devletin iş kapısı olduğu anlayışının değiştiğini söyleyen Kocaeli Valisi Topaca Kocaeli Üniversitesi'nde verilen bu kursların yeni bir imkan ve alan olduğunu ifade etti.


İŞKUR'da İş ve Meslek Danışmanı Kursu

İŞKUR’da iş ve meslek danışmanı olarak görevlendirilecek sözleşmeli personelin alım sürecine yönelik olarak düzenlenecek kurs için henüz İl Müdürlüklerimiz tarafından eğitim hizmeti satın alınması aşamasına gelinmiştir. Bu kurslara katılacak 3.500 kişi, İŞKUR’da çalıştırılacak 2.000 sözleşmeli iş ve meslek danışmanlığı pozisyonuna başvurabilecektir. İş ve Meslek Danışmanlığı kursundan yararlanmak isteyenlerin; İŞKUR’ a kayıtlı olmaları

Herhangi bir işte çalışmıyor olmaları,

En az lisans düzeyinde mezun olmaları,

10-11 Temmuz 2010 tarihinde yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı KPSS (B) grubu sınavına girmiş ve KPSSP3 puan türünden 70 ve üzeri puan almış olmaları istenecektir.


Kıdem Tazminatında Son Gelişmeler

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatını kaldıran veya değiştiren bir yasa taslağının henüz olmadığını bildirdi.

Çelik, Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Konferans Salonu'nda düzenlenen, yüksek lisans programlarından mezun öğrencilerin diploma töreni ile 2011-2012 eğitim-öğretim yılı açılış töreni öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bakan Çelik, “kıdem tazminatına” ilişkin bir soru üzerine, kıdem tazminatı konusunun Hükümet programında ne şekilde yer aldığının herkes tarafından bilindiğini söyledi.

Kıdem tazminatının kaldırılması gibi bir gündem maddelerinin olmadığını vurgulayan Çelik, kıdem tazminatı gibi uzun yıllardır Türk çalışma hayatında tartışılan bir konunun değerlendirilmesinin sosyal taraflarla görüşme neticesinde kamuoyuyla paylaşılacak bir konu olduğunu kaydetti.

Kıdem tazminatının kaldırılmayacağını, mevcut hakların korunacağını belirten Çelik, “Belkide bir fona dönüştürmeye dönük bir çalışmanın yapılması şeklinde... İlave olarak şu anda söyleyeceğimiz bir şey yok. Çünkü sosyal taraflarla bu konuyu görüşmedik. Görüşmeden de bu konuyla ilgili bir şey söylemek doğru değil” dedi.


Nüfus Sayımında Çalışmak İçin Gerekli Belgeler

19 Nisan 2011 tarihinde duyurulduğu üzere Kurumumuz tarafından 2011 yılı Eylül ve Aralık ayları arasında yapılacak olan Nüfus ve Konut Araştırması ile Sayım Bölgesi Adres Kontrol Çalışmasında görevlendirilecek geçici personel hakkındaki 29/03/2011 tarih ve 2011/1587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 15/04/2011 tarih ve 2011/27906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup, bahse konu çalışma 2011 yılı Eylül ayında başlayacak, Aralık ayı itibariyle sonuçlandırılacaktır.

2011 yılı Nüfus ve Konut Araştırması çalışmasının 1 inci aşaması olan, Sayım Bölgesi Adres Kontrolü Çalışmasının 07/09/2011 tarihinde başlayacak olması nedeniyle 2011 Nüfus ve Konut Araştırması ile Sayım Bölgesi Adres Kontrol Çalışmasında istihdam edilecek geçici personelin, müracaatlarını 05/08/2011 – 15/08/2011 tarihleri arasında Ekli listedeki (EK-1) Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı Bölge Müdürlüklerine yapmaları gerekmektedir.
Bu kapsamda istihdam edilecek personele yönelik tüm çağrılar Kurum internetsitesinden duyurulacaktır. 

Kamuoyuna duyurulur.


Profesyonellik vs Duygusalllık


Konumuz iş hayatında duygularımızın yeri...

Mülakat tecrübesi yüksek arkadaşlar mutlaka şu soru ile karşılaşmışlardır: "Peki, bizlere kuvvetli ve zayıf yönlerinizi sayabilir misiniz?".

Duygusalım...

İş dünyasında duygusal olmak kuvvetli bir yön mü yoksa tam tersi zayıf ve geliştirilmesi gereken bir yön mü?
Sanırım bunun genel geçer bir cevabı yok, değerlendiricinin bakış açısına kalan bir nokta.

Bana kalırsa ayarında bir duygusallık lazım. En azından empati yapabilmeli insan iş hayatında. Aşırı duygusallık ve tersi aşırı duygusallıktan uzaklık da göze batacak ve sizleri olumsuz etkileyecek davranışlar bana göre.

Peki duygusallık sizlere ne kazandırır, ne kaybettirir?

Kişisel bir kaç örnek vermek istiyorum bu konuda.

Birinci örneğim ilk iş yerimden. Bundan yaklaşık 3.5 yıl önce Türkiye'nin en büyük bankalarından birinde işe başlamıştım ve askere gitmeden önce 21 ay çalıştım. İşe başlamadan önce yine bir başka bankadan da teklif almak üzereydim ve onların teklifini duymadan buraya EVET dediğim için, sonrasında HAYIR diyemem AYIP OLUR diye düşündüğüm için kararımdan vazgeçmedim.

Tabiki kararırım arkasında durmamın tek nedeni bu değildi. Bana vaat edilen iş tanımı, bitirme tezim üzerine bir projede yer alacak olmam, kurumsallık olarak iki bankanın da birbirine yakın olduklarını düşünmem ve birlikte çalışacağım yöneticimin mülakatta bana daha samimi gelmesi tercihimin A bankasından yana olmasını sağladı.

Bu 21 aylık süreç içinde B bankasını değerlendirmeyip A bankasında çalıştığım için maddi olarak ciddi kayıplara uğradım. Aşağı yukarı %30-35 daha fazla kazanabilirdim ki işe yeni başlayan birisi için böyle bir fark istanbul gibi bir şehirde ciddi bir rahatlamaya yol açabilirdi.

Peki A bankasından neden ayrıldım? Öncelikli olarak kafamdaki düşünce yüksek lisansımı bitirdiğim gibi askere gitmekti, yüksek lisans derslerimi bitirip tez aşamasına geldiğim zaman işe başlamıştım ve işle beraber tezi de götürürüm sıkıntı olmaz diye düşünmüştüm. İşte bu noktada işin içine girmeden yanıldığımı fark ettim. Hafta içi yoğun bir şekilde çalıştığınız zaman eve gittiğinizde tez yazmaya vaktiniz olmazken hafta sonları ise hem sosyal çevrenizle birşeyler yapmak istediğiniz hem de hafta içinin yorgunluğu atmak istediğiniz için konsantre olup tezin başına oturup yazamıyorsunuz.

Nihayetinde 2 dönemde yazmam gereken tez 4. ve son döneme sarkınca ve ekonomik olarak tatmin olmadığım askere gidip geldikten sonra başka bir sektörde ve/veya şirkette çalışmak istediğim için istifa ederek A bankasından ayrıldım. Ayrılma kararımı yöneticilerimle paylaştığım zaman beni vazgeçirmek için bayağı bir uğraştılar, "Biz senden memnunuz. Askerlik için acele etme, doktora yap. İleride senin için güzel şeyler düşünüyoruz" vs tarzında söylemler duydum. Ama kararımı vermiştim ve ayrılacağımı askere gideceğimi söyledim.

Bu noktada duygusal davranarak hata yaptığım bir konu "askerlik dönüşü gelecek misin" sorusuna "doğrusunu söylemek gerekirse sektör değiştirmek istiyorum" diye cevap vermemdi. Askerden sonra dönmez bu adam diye baktıkları için son aylarımda elimdeki tüm önemli projelerden alındım, günlük önemsiz işlere baktım. Hatta ve hatta fotokopi çekmek, toplantısı odası ayarlamak, gelen misafirleri karşılamak gibi ofisboy muamelesi gördüm. Ama herhangi bir tepki vermedim bu işleri yaparken.

Askerlik sonrası ne yazık ki herkesi vuran küresel ekonomik kriz beni de buldu, ve yaklaşık 5.5 ay işsiz gezdikten, sayısız başvuru, onlarca mülakat vs yaptıktan sonra A bankasından en son aldığım ücretten daha düşük bir maaşa EVET diyerek SAP danışmanlığı alanında bir firmada işe başladım.

Bu kararı alırken duygusallığı bir kenara bıraktım. Amacım kendimi finanse ederken bir yandan da iş aramaya devam etmekti ki zaten bu işi kabul ederken cevap beklediğim 3-4 farklı yer vardı. Ama elimde kesin olan bir teklif vardı ve kaybetmek istemedim. Bu hareketi kendimce profesyonellik olarak tanımlıyorum.

İşe başladığımın ilk haftasından itibaren yaklaşık 10 civarında mülakata çeşitli bahaneler bularak gittim. Ve ikinci ayın ortalarında nihayet daha öncesinde mayıs ayında ilk görüşmemi yaptığım içerideki arkadaşımdan olumlu olduğunu öğrendiğim ama kadro sıkıntısı nedeniyle geri dönüş alamadığım şimdiki iş yerimden yeni bir görüşmeye çağırdılar. Yöneticimle, genel müdürümüzle ve en son insan kaynakları ile görüşmelerim sonucunda 2. maaşımı aldıktan 1 hafta sonra SAP danışmanlığı maceram sona erdi. Ayrılık aşamasındaki konuşmalar her ne kadar profesyonel davranmaya çalışsam da beni içten içe üzdü. Ama sonuçta yapmam gerekeni ve doğru olanı yaptım.

Kesinlikle istediğim bir şirkete ve pozisyona geçiş yaptım. Bunun yanı sıra Junior SAP danışmanı olarak aldığım maaşın yaklaşık olarak %70 i daha yüksek bir aylık ücrete imza attım. Altı ayımı geride bıraktığım şu günlerde çok şükür mutlu ve huzurluyum ve beklediğimi bulmuş durumdayım.

Şimdilerde A bankasına benimle beraber giren arkadaşlarımın yaklaşık olarak 3.5 yıllık tecrübeleri var A bankasında, ve saçma sapan insan kaynakları politikaları nedeniyle 2 istisna harici hicbirisi yönetici pozisyonuna yükselemedi. Bunun yanında bu insanlarla aynı yıl mezun olan ama 2 sene X bankasında çalışıp 2 yıl sonra A bankasına transferle gelen adamlar şu an yöneticiler ve arkadaşlarımla aynı işi yapıp arkadaşlarımdan yaklaşık olarak 2 kat fazla maaş alıyorlar...

Bu yazıyı bir arkadaşımın iş arama sürecinde bana söylediği bir sözle noktalarken sizlerin de yorumlarını beklediğimi belirtmek istiyorum.

"Acıma, acınacak hale düşersin".


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...